escort ümraniye ümraniye escort bayan escort göztepe kadıköy escort escort kadıköy escort ataşehir escort bayan

ÖZDEN ÖZE (6. Bölüm 126-177. sayfalar)

—————————————————————————
“Biz” demek varken,
Hala neden “Ben” veya “Sen” demekte ısrar ediyoruz?
—————————————————————————
Kader sırrına vakıf olan, kederden kurtulur, huzur bulur.
—————————————————————————
Benim birçok benlerim var,
Herbirinin de kanser olma potansiyeli var,
Onun için benlerimi fazla kurcalamıyorum,
Onları kendi haline bırakıyorum.
“Allah” de,
Sonra bırak onları…
Daldıklarında oyalanıp dursunlar, ayetine kulak vererek…
—————————————————————————
Allah’tan başka birşeyin olmadığını farkedenler için,
“Masiva” kelimesinin ne önemi kalır?
—————————————————————————
“ŞehidALLAHU ennehu la ilahe illa HU” (Ali İmran, 18)
(Allah kendisinden başka bir ilah olmadığını müşahede eder)
Müşahede eden de kendisi, edilen de kendisi…
Gören de kendisi, görünen de kendisi…
—————————————————————————
Allah,
Verene daha çok verir,
Alandan da daha çok alır.
—————————————————————————
Bugün,
Kişilerin “facebook sayfaları”,
Adeta amel defterleri gibidir.
Çünkü,
Bir kişinin “facebook sayfası” incelendiğinde,
O kişinin, nasıl bir kişi olduğu anlaşılabiliyor.
—————————————————————————
Evren, BİZZAT ZAT’ın kenzi (hazinesi) dir.
—————————————————————————
İnsan, BİZZAT ZAT’ın kenzi (hazinesi) dir.
—————————————————————————
Dünya BİZZAT ZAT’ın kenzi (hazinesi) dir.
—————————————————————————
İnsanlar,
Önce, AN’dan önceki ZAMAN’da yaşadıklarını zannederler,
Sonra, AN’dan sonraki ZAMAN’da yaşadıklarını farkederler.
—————————————————————————
Küçük savaş biter, küçük barış olur.
Büyük savaş biter, büyük barış olur.
Biz, hem küçük barış, hem de büyük barış istiyoruz.
Küçük barış, düşmanlarımızla olan barış,
Büyük barış, kendimizle olan barıştır.
—————————————————————————
Ancak kendisiyle barışık olanlar,
Başkalarına bir ışık olabilirler…
—————————————————————————
Nokta, bilinen bütün sözleri bitirir, bilinmeyen sözleri başlatır.
—————————————————————————
Kendini bilmeyen için herşey bir zandan ibarettir.
Kendini bilenler için herşey apaçık bir gerçektir.
—————————————————————————
BİZ,
İkilik ve çoklukta iken, BİR olana,
BİR’likte iken de, ikilik ve çoklukta olanlara yöneliriz.
Yani, kesrette vahdeti, vahdette kesreti yaşarız.
Sadece, kesrette vahdeti, vahdette de kesreti yaşayanlar,
TEK’liğe ulaşabilirler, kendilerine gelebilirler,
Kendilerini bilebilirler, Rablerini bilebilirler,
Marifete erebilirler.
Ne mutlu Marifete erenlere !!!
Ne mutlu haddini bilenlere !!!
—————————————————————————
Her an Allah ile beraber olduğunun,
Her an Allah’ın huzurunda bulunduğunun bilinciyle yaşayan,
SALAH halinde olan kişiye SALİH kul,
SALİH kulların yaptıkları amellere de, SALİH AMEL denir.
SALİH kulların yaptıkları her AMEL, SEVAP’tır.
—————————————————————————
SEVAP,
Salih kişilere huzur veren,
Salih kişilere pozitif enerji kazandıran,
Söylemler, tavırlar, tutumlar ve davranışlardır.

GÜNAH ise,
Salih kişilerin içine sıkıntı veren,
Salih kişilerin gönlünde daralma oluşturan,
Salih kişilere negatif enerji veren,
Söylemler, tavırlar, tutumlar ve davranışlardır.
—————————————————————————
Bir mü’minin,
Bir müslümanın,
İlk yapması gereken,
Salat-ı ikame etmesidir.
—————————————————————————
Salat-ı ikame etmek demek,
Her an Allah ile beraber olduğunun,
Her an Allah’ın huzurunda bulunduğunun bilinciyle yaşamak,
Ve,
Her gün kılınan 5 vakit namazı da,
Bütün dünyevi ve uhrevi düşüncelerden sıyrılarak,
Huşu içinde eda etmek demektir.
—————————————————————————
Salah çok önemlidir.
Salah uykudan hayırlıdır…
Salah mü’minin miracıdır…
Salah insanı tüm kötülüklerden alıkoyar…
Ölen bir müslümana önce salah’tan sorulur…
Ölmeden önce ölenlere de önce salah’tan sorulur…
Onun için uyanmış olan bir müslümanın salatı öğrenmesi
Ve uygulaması gerekir.
—————————————————————————
Salah, yani mirac;
Yılda bir kez veya günde 5 kez değil,
Her an yaşanılması gereken bir haldir.
—————————————————————————
Mirac ile mirac kandili arasındaki fark nedir?
Mirac aslında herkesin her an yaşamakta olduğu bir olaydır.
Çünkü tüm insanlar hakikatte her an Allah ile birliktedir.
Çok az insan bu birlikteliğin farkında olmakla beraber
İnsanların büyük çoğunluğu henüz bu bilince ulaşamamıştır.
Mirac kandili adıyla yapılan kutlamalar ise
Sadece yılda bir kez ritüel olarak yapılan kutlamalardır.
—————————————————————————
Mirac;
Damlanın okyanusa kavuşmasıdır.
Bir kişinin bireysel kimliğinden kurtulup,
Öz kimliğine ulaşmasıdır.
Sonlu ve sınırlı olanın,
Sonsuz ve sınırsızlığını farketmesidir.
—————————————————————————
MÜ’MİN,
Amentü esaslarını kabul eden kişiye denir.
MÜSLÜMAN ise,
Kelime-i Şehadeti getiren,
Salat-ı ikame eden,
Miracını yapan,
Kendilerine verilen nimetlerden başkalarına infak eden,
Ve,
Felaha (kurtuluşa) eren kişiye denir.
—————————————————————————
Salah mü’minin miracıdır.
Salat-ı daimun, sürekli, kesintisiz salah halinde olmaktır.
Her an Allah ile bir (likte) olma halidir.
—————————————————————————
Her an huzurda olduğunuzu farkedin.
Huzurun kendisi olun.
Etrafınıza huzur verin.
—————————————————————————
VAR olmanın keyfini yaşayabilmek için;
YOK’luğun tadını almak,
HİÇ’liğin zevkine ermek gerekir.
—————————————————————————
VAR olmak en güzeli….
Bununla beraber,
HİÇ, YOK’tan iyidir.
—————————————————————————
İnsanlar yaşamları süresince birtakım olaylar yaşarlar,
Yaşadıkları olaylar onları olgunlaştırır,
Zamanla insanlar ÖZ’lerine güvenmeye başlarlar,
Kendi ÖZGÜVEN’lerine kavuşurlar.
Kenz’ine (ÖZ’üne) güvenen kişiler de,
Yaşamlarını mutluluk ve huzur içinde sürdürürler,
Diğer insanlara da BİR IŞIK olurlar.
Ne mutlu Onlara !!!
Ne mutlu Onlar gibi olan lara !!!
—————————————————————————
EVREN aynasına bakan EVREN’i,
İNSAN aynasına bakan İNSAN’ı görür…
Peki, GÖREN kim? HİÇ tefekkür ettin mi?
—————————————————————————
Ey İNSAN !!!
Tertemiz bir aynaya baktığında aynayı göremezsin,
Sadece kendini görebilirsin.
EVREN aynasına baktığında SEN neyi görmektesin?
İNSAN aynasına baktığında SEN kimi görmektesin?
HİÇ tefekkür ettin mi?
—————————————————————————
BİZ, kendi vücudumuzu (varlığımızı) müşahede ederiz,
Kendimize (kenz’imize, ÖZ’ümüze) ise iman ederiz.
—————————————————————————
BİZ, görüneni ve bilineni müşahede ederiz.
Görünmeyen ve bilinmeyene de iman ederiz.
—————————————————————————
Allah’ı ve Resulünü müşahede edene MÜSLÜMAN,
Allah’a ve Resulüne (“B” sırrıyla) iman edene MÜ’MİN denir.
—————————————————————————
Yolculuk; Nefs-i emmare’den, Nefs-i kamile’ye…
Uykuda olan nefisten, uyanmış olan nefse…
Yolcu; Siz….
Süre; Size bağlı…
Sonuç; Size bağlı…
—————————————————————————
Hakikatte; Seven ile sevilen BİR’dir.
Marifette; Seven mi daha değerlidir? Yoksa sevilen mi?
—————————————————————————
İnsanlar, her zaman yüzlerce hayal kurarlar,
Ama bir çoğu gerçekleşmez.
Bir gün, bir gerçeklik yaşayacaklar ki,
Hayallere sığmayacak.
—————————————————————————
Bir İNSAN’ın s/ÖZ’ünü
İdrak edemeyene beşer,
İdrak edebilene İNSAN denir.
—————————————————————————
Rahman’ın kulları yeryüzünde tevazu ile yürürler,
Ete kemiğe bürünerek İNSAN şeklinde görünürler.
—————————————————————————
Her insan bir domino taşı gibidir,
Kendinizi hafife almayın,
Herşeyi yok etmek için,
Sadece BİR dokunuş yeter.
Ama SİZ bir domino taşı değilsiniz,
Domino taşına dokunansınız,
Kendi değerinizin farkında olun,
Ve,
Dokunuşlarınızı herşeyi yıkmak için değil,
VAR etmek için kullanın.
—————————————————————————
Kendini bilen, Rabbini bilir,
Rabbini bilen, haddini bilir,
Haddini bilen de susar.
Konuşmak isterse, susarak konuşur,
Susmak isterse, konuşarak susar.
—————————————————————————
Bir söz varsa, onu söyleyen de vardır.
Tevhid ehline göre sözü söyleyen zaten bellidir.
Ayrıntılara takılıp da oyalanmamak gerekir….
Yolcu yolunda gerek….
—————————————————————————
Arifler bir NOKTA’da durdurulurlar.
Abidler bir NOKTA’da durdurulurlar.
Aşıklar bir NOKTA’da durdurulurlar,
Zahidler bir NOKTA’da durdurulurlar,
Ancak BİR’likte OLANLAR (Tevhid ehli)
Huzur içinde yollarına devam ederler…
Sonsuza kadar…
—————————————————————————
Sen-Ben kavgasından kurtulup,
SesSİZ’likte yol almak ne güzel…
İkilik ve çokluktan kurtulup,
Hep BİR’likte yol almak ne güzel…
—————————————————————————
Bir İNSAN aynasında kendini (ÖZ’ünü) görebilen bir kişi,
Tüm insan aynalarında da kendini (ÖZ’ünü) görebilir.
—————————————————————————
Camın arkasındaki sır, camı ayna yapar,
İnsanın içindeki sır (varlık) da beşeri İNSAN yapar…
Önemli olan O’nu görebilmektir…
—————————————————————————
Genelde insanlar,
Aynada kendini seyretmekten hoşlanırlar.
Ben ise;
İNSAN aynasında kendimi seyretmekten hoşlanıyorum.
—————————————————————————
SEN, SEN’sin. Ama sen, SEN değilsin.
BEN, BEN’im. Ama ben, BEN değilim.
BİZ, BİZ’iz. Ama biz, BİZ değiliz.
O, O’dur. Ama o, O değildir.
—————————————————————————
Kur’an’ın özü Fatiha’da,
Fatiha’nın özü Besmele’de,
Besmele’nin özü “B” harfinde,
BEN de “B”nin altındaki NOKTA’yım. (Hz. Ali).

NOKTA olduğunun idrakine ulaşmayan bir kişi,
Kur’an’ı anlayamaz ve yaşayamaz.
Sadece anladığını ve yaşadığını zanneder.
—————————————————————————
Her an bir şen’de olabilmek
Her an bir gönüle akabilmek,
Her an hayata sevgi ile bakabilmek,
Ne güzel…..
—————————————————————————
Nefsin gözü miyoptur, uzağı göremez.
Ruhun gözü hipermetroptur, yakini göremez.
Sırrın gözü kördür, hiçbirşeyi göremez.
Hafinin gözü BENcildir, kendisinden başkasını göremez.
Ahfanın (AŞK’ın) gözü SENcildir,
Başkasını görür, kendisini göremez.
Nefsi natıkanın (Konuşan NEFSİN) gözü açıktır,
Herkesi ve herşeyi görür.
—————————————————————————
Kendini bilmeyenler,
GÜNlerini AH ile geçirirler.
GÜNünü AH ile geçirmek ise,
Çok büyük bir GÜNAH’tır.
—————————————————————————
Bu dünyadaki en güzel şey,
Bir İNSAN’ın gönlüne girebilmektir.
—————————————————————————
Tevhide ulaşanlar,
BEN’likten arınırlar,
Şirkin aşikare olanından da,
Gizli olanından da kurtulurlar,
Ve huzura ererler.
Ne mutlu her türlü şirkten kurtulanlara !!!
Ne mutlu tevhid üzere yaşayanlara !!!
Ne mutlu huzura erenlere !!!
Ne mutlu huzurda olduğunun farkında olanlara !!!
—————————————————————————
Rahman’ın kulları,
Yeryüzünde tevazu ile yürürler,
Onlarda ego yoktur,
Kendilerini hiçbir kimseden üstün görmezler,
Hiçbir kimseye hesap sormazlar,
Hiçbir kimse de onlara hesap soramaz.
Çünkü onlar;
Hesaptan ve kitaptan geçmişlerdir,
Huzur içindedirler,
Ve,
Onlarla BİR olanlar,
Onlarla BİR’likte olanlar da,
Huzur içinde olurlar.
—————————————————————————
Dünyanın büyüsüne kapılan İNSANlar,
Bu büyüden kurtulunca, farkındalıkları artar, ÖZgürleşirler,
Kendilerinin ÖZel bir VARLIK olduklarının bilincine ulaşırlar
Ve,
ÖZlem duydukları hayatı bu dünyada sevdikleriyle BİRlikte
ÖZgürce yaşamaya başlarlar.
—————————————————————————
Sıkıntı, stres içinde olanlar,
Kendilerine geldiklerinde,
Hiç bir şey’leri kalmaz.
Hiç bir şey’leri kalmayınca da,
Sağlıklı, mutlu ve neşe içinde olurlar.
—————————————————————————
YOK’luğu yaşamayan VAR’lığın kıymetini bilemez.
—————————————————————————
Bir söz, çift anlamlıysa değerlidir. Ya çok anlamlıysa?
—————————————————————————
Esas değerli olanlar;
Kendi kimliğini başka bir kimliğe bağlayanlar değil,
Kendi gerçek kimliğini farkedenlerdir.
—————————————————————————
Paylaşımda bulunulan tüm sözler,
Paylaşımda bulunanın sözleri gibidir.
—————————————————————————
Büyükler sever, küçükler sevilir.
Sevmek, size sevilmekten hoş geliyorsa
Olgunlaşmışsınız demektir.
—————————————————————————
“Beden” hapishanesinden çıkamayan,
“Neden?” hapishanesinden çıkamaz.
—————————————————————————
Öyle bir söz söyleki, her iki cihanda da geçerli olsun.
—————————————————————————
BİR/i/SİN/in,
Titretiyorsa bakışı iliklerinizi,
Etkiliyorsa duruşu nefeslerinizi,
Dinlendiriyorsa sesi gönüllerinizi,
İşte O’dur, O…
—————————————————————————
Başkalarına yönelenlerin gönülleri çok dardır,
Kendine gelenlerin gönlünde ise huzur vardır.
—————————————————————————
HERŞEY BOŞ’tur, fakat, ALLAH ise SAMED’tir.
(SAMED = SOM, Hiçbir boşluğu olmayan bir DOLULUK)
—————————————————————————
Biz bir aileyiz,
Ben, sen, o demekten geçen,
Gerekirse kendinden bile geçip,
BİZ demekten asla vazgeçmeyen…
—————————————————————————
Edeplilere SELAM olsun !!!
EdepSİZ’lere ise SELAM üstüne SELAM olsun !!!
Çünkü SELAM’a çok ihtiyaçları var…
—————————————————————————
Her yazılana kafanızı takmayın,
Kendinizi zora sokmayın…
Sadece sizin için yazılana bakın,
Yazılanın tadını çıkarmaya bakın…
—————————————————————————
BEN’im konuştuğuma bakmayın,
Aslında BEN susuyorum….
BEN’im sustuğuma da bakmayın,
Aslında BEN konuşuyorum…
ANlayana….
—————————————————————————
GÜZEL’i görebilenin,
Kendisi daha GÜZEL’dir.
—————————————————————————
Sevgili dostlarım,
İnsanların zaman tuzağına yakalanarak,
Çok büyük sıkıntılar yaşadıkları günümüzde,
Sizlere “B sırrı” ile Allah’a iman etmenizi,
Kendi iç sesinize kulak vermenizi,
Büyük sıkıntılar içinde olan insanlara yardımcı olmanızı,
Tavsiye ediyorum.
Bunun için gereksinim duyduğunuz güç ve kuvvetin,
Sizlere şah damarınızdan daha yakın olduğunu,
Hatırlatırım.
—————————————————————————
(ŞEHİDALLAHU ennehu la ilahe İLLA HU) (Ali İmran 18)
(Allah kendinden başka bir ilah olmadığına şehadet etti.)
Övenin de, övülenin de,
Aşığın da, maşuğun da,
Sevenin de, sevilenin de,
GÖRENİN DE, GÖRÜNENİN DE,
BİR görüntü OLDUĞUNU İDRAK EDEREK,
ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇENLERE NE MUTLU !!!
—————————————————————————
Kendisine özgürlük verilen varlığa “KUL”,
Özgürlüğü kısıtlanmış olana ise “KÖLE” denir.
—————————————————————————
Bizler,
Allah’ın sonsuza kadar özgürce yaşamamız için varettiği
Özel varlıklarız.
Bu dünyada bulunuşumuzun nedeni de,
Bu özelliğimizi keşfetmemiz içindir.
—————————————————————————
Seyrim esnasında;
Kendinden başkasını görmeyenleri gördüm,
Kendi aynasında kendini seyredenleri gördüm,
Herşeyden, hatta kendinden bile geçenleri gördüm,
Önce kendinden geçip sonra yine kendine gelenleri de gördüm
Ama inanın ne gördüysem hepsini kendi yüzümde
Kendi g/özümle gördüm…
—————————————————————————
Ben sana SEN’i nasıl anlatabilirim ki…
Ancak, SEN bana BEN’i anlatabilirsin…
Tıpkı, annelerin çocuklarına kendilerini tanıttığı gibi…
—————————————————————————
Kızmak mı? Yargılamak mı? Suçlamak mı? Affetmek mi?
Hepsi bitti…
Sevgiden, muhabbetten ve dostluktan başka,
HİÇ BİR ŞEY kalmadı, benim dünyamda…
—————————————————————————
Sağa selam, sola selam, kendini bil, vesselam…
—————————————————————————
Şimdiye kadar hep ilmi HAL bilgisi öğrendik…
Biraz da ilmi LAL bilgisi öğrensek nasıl olur?
—————————————————————————
Ey SEVGİLİ…
Bütün kalpler sana kucak açmış, SEN’i bekliyor…
Hangi gönüle girersen gir, orada sen kendini bulursun,
Anlarsın kendinden başkasının olmadığını…
Heryerde olanın kendin olduğunu…
—————————————————————————
İnsanoğlu BİR HİÇ’tir…
HERŞEY’i içinde barındıran…
—————————————————————————
İnsanoğlu hem cahildir,
Hem de zalim…
Kendini bilmediği için CAHİL,
Kendi kendine zulmettiği için de ZALİM…
—————————————————————————
Ne Mutlu, Nar’dan, Nur’dan geçerek,
SIR’ra vakıf olana…
—————————————————————————
Perdeler, perdeler, karanlık perdeler, nurdan perdeler….
İnsan farkında olmadan,
Kendini kendinden perdeler…
—————————————————————————
Herkes kendisine bir koza örüyor,
Dün sürünen artık bugün hızla yürüyor,
Gören gözler her şeyi apaçık görüyor,
Gülen yüzler bu gün daha da çok gülüyor.
—————————————————————————
“ALLAH”, hem somuttur, hem de soyuttur…
“HU” (ÖZ) ise ne somuttur, ne de soyuttur..
“HU” somut ve soyut olmanın ötesindedir.
“HU” somut ve soyut olmaktan münezzehtir.
—————————————————————————
Verilmek istenen mesajın iyi anlaşılabilmesi için,
Mesaj önce ayrıntılı olarak açıklanır…
Mesaj anlaşıldıktan sonra ayrıntının önemi kalmaz,
Mesajın kendisi kalır.
—————————————————————————
Ezan okunmaya başlandığında önce,
“Eşhedü en la ilahe illallah” cümlesi iki kez söylenir.
Ezanın sonunda ise sadece,
“La ilahe illlah” ifadesi söylenir ve mesaj biter.
“La ilahe illallah” demek;
“Allah’tan başka ilah yoktur” demektir.
Yani,
Hakikatte,
İsmi “Allah” olan “Tek Bir İlah” vardır.
—————————————————————————
Sözler bir yere kadar…
Bakışlar bir yere kadar…
Sevgiler bir yere kadar…
Ötelere gitmek yalnız oluyor be dostum…
Ötelere gidebilenlere SELAM olsun !!!
Gidip de tekrar dönebilenlere de,
SELAM üstüne SELAM olsun !!!
—————————————————————————
Masallardaki Kaf dağının arkasında,
Ne olduğunu merak edip durdular çocuklar….
Hakikatte Kaf dağının bile olmadığını düşünmeden…
Sadece kendilerini seven bir dedelerinden veya ninelerinden,
Hep aynı hikayeyi dinlediler durdular…
Söylenenlerin bir masal olduğunu anlayıncaya kadar…
—————————————————————————
HİÇ olmadığımı,
BİR olmadığımı,
ŞEY olmadığımı,
Anladığımda,
DİL’im tutuldu kaldı…
SES’im çıkmaz oldu…
VÜCUD’um görünmez oldu…
Uyandığımda, sadece BEN kaldım…
HER ŞEY yerli yerinde idi…
Anladım ki;
Geçici olarak ben kendimden geçmiş,
Yine kendime gelmiştim…
—————————————————————————
İkilik ve çokluk bilinciyle yaşayanlar için,
TEK’liğe ulaşmak çok güzeldir…
Orada; HUZUR , DİNGİNLİK ve SESSİZLİK vardır…
—————————————————————————
TEK’likten önceki ikilik ve çokluk insanlara sıkıntı verirken,
TEK’likten sonraki ikilik ve çokluk insanlara huzur verir,
Mutluluk verir, zindelik verir, canlılık verir, zevk verir,
Heyecan verir, dirilik verir…
—————————————————————————
TEK’liğe ulaşanların hem zihinleri, hem de dilleri susar….
TEK’likten sonraki ikiliğe ve çokluğa geçenlerin ise,
Hem zihinleri açılır, hem de dilleri çözülür…
Hatta, başkalarının da, TEK’liğe ulaşmalarını sağlarlar,
Kısa sürede zihinlerinin açılmasına ve
Dillerinin çözülmesine de vesile olurlar….
—————————————————————————
TEK’liğe ulaşanlar orada uzun süre kalmazlar, kalamazlar….
En kısa sürede ikiliğe ve çokluğa geçerler….
Tıpkı, yumurta ile spermin birleşerek,
ZİGOT’a dönüşmelerinden sonra sürekli bir şekilde
İkiye bölünerek çoğalmaları gibi…
Kadın ile erkeğin evlendikten sonra,
Çocuk sahibi olmaları gibi…
Huzura ulaşan insanların,
Sevdiklerini de huzura erdirmek istemeleri gibi…
—————————————————————————
Nefes alamayan bir kişi nefes veremez…
—————————————————————————
Özgür iradesi olana “kul”, olmayana “köle” denir…
—————————————————————————
Damlalar okyanustan değil midir?
Damlalar okyanusa ulaşınca damla kalır mı?
Kullar Hakk’tan değil midir?
Kullar Hakk’a kavuşunca kul kalır mı?
—————————————————————————
Kendini bilmeyenlerin sözüne bakıp da kendinizi üzmeyin.
Kim ne yaparsa kendine yapar.
Allah hiçbirşeyi ihmal etmez ama imhal eder (mühlet verir)
—————————————————————————
Hiç kendini bilenlerle bilmeyenler BİR olur mu?
Kendini bilenlerle bilmeyenlerin BİR olduğu farkedilince;
1. KIYAMET kopmuş, yani 1. UYANIŞ gerçekleşmiş olur.
Kendini bilenlerle bilmeyenlerin BİR olmadığı farkedilince de
2. KIYAMET kopmuş, yani 2. UYANIŞ da gerçekleşmiş olur.
—————————————————————————
Bu evrende gizli hazine İNSAN’dır.
İnsan, evrenin sırrı, evren de insanın sırrıdır…
İNSAN olmasaydı, evren olmazdı…
İNSAN evrenin ÖZ’ü, özetidir.
Evren de İNSAN’ın tezahür etmiş halidir…
—————————————————————————
Ölmeden önce ölenlerin, yani uyananların,
Birbirlerinden alacakları ve verecekleri yoktur…
Birbirlerine karşı sevgi ve muhabbetleri çoktur..
—————————————————————————
Esas önemli olan şey;
Başkalarının senin hakkında ne düşündükleri değil,
Senin kendin hakkında ne düşündüklerindir…
Başkalarının senin hakkında ne bildikleri değil,
Senin kendin hakkında ne bildiklerindir…
Başkalarının kendilerinin farkında olup olmadığı değil,
Senin kendinin farkında olup olmadığındır…
Başkalarının seni sevip sevmedikleri değil,
Senin kendini sevip sevmediğindir…
—————————————————————————
“Sen”sizlikten “Ben”sizlikten kurtularak,
“Hiç”likte buluşanların tekrar kendilerine gelmeleri,
Kendilerini bulmaları ne güzel….
Gizli hazinelerin açılması, etrafa ışıklar saçmaları ne güzel…
—————————————————————————
O’nu anlamaya çalışanlar,
Sonunda normal akıllarını (akl-ı meaşı) kaybederler.
Bu akıllarını kaybedenlere ZATen sorgu sual olmaz…
—————————————————————————
BEN’im O’nu sevmemin,
O’nun da BEN’i sevmesi demek olduğunu bilenlere
SELAM olsun !!!
—————————————————————————
“Bilgi çağı”nın sonuna geliyoruz…
Bundan sonraki çağ “Bilgelik çağı”…
Yakında insanların çoğu “Bilge” olacak gibi gözüküyor…
Kendini bilenlerin (bilgelerin) sayısı hızla artıyor…
Kendini bilmeyenler panik halinde…
Gelecek endişesi ve kaygısı içinde kıvranıyor…
—————————————————————————
Kendini affeden hakikatte herkesi affetmiştir,
Herkesi affeden de O’ndan başkası değildir.
—————————————————————————
Ya Nefs-i Razıye’ye ulaş, SUS !!!
Ya da Nefs-i Marzıye’ye ulaş, KONUŞ !!!
—————————————————————————
Sidretü’l-Münteha’yı geçerek,
Zaman, mekân ve cihetin olmadığı boyutu yaşayanların,
Bireysel “BEN” liklerinden kurtularak,
ÖZ “BEN” liklerine ulaşanların,
Miraç’ları kutlu olsun….
Kalpleri imanla dolsun…
Neş’eleri ve zevkleri bol olsun…
—————————————————————————
Bilincini arındıran huzura erer…
—————————————————————————
Bilincini arındıranlarla birlikte olun…
—————————————————————————
Hakk’ı ve Hakikati dile getirenlerle beraber olun.
—————————————————————————
TEK’liğe ulaşmış kişiler,
Kendilerinden başka kimseyi göremedikleri için,
SUSARLAR….
—————————————————————————
BEN’im için hayat,
SEN’i kalbimde hissedişim ile başladı…
—————————————————————————
Ey O’nu arayan kişi;
Kendini bulmadan O’nu bulamazsın…
Kendini bulunca da O’nu aramazsın…
O’nu arayanların ama (kör) olduklarını anlarsın..
Ama (kör) olduğunu sandıklarının kim olduğunu anlayınca da,
Hayretten küçük dilini yutarsın….
Bir müddet sükut eder, konuşamazsın…
Daha sonra dilin birden çözülür,
Öz’ünden diline hoş sözler dökülür….
Ne mutlu dili çözülenlere !!!
Ne mutlu sırra vakıf olanlara !!!
—————————————————————————
NEY,
Tasavvufta, içi her türlü kötü huylardan tamamen arınmış ve
Saflaşmış bir kişi olan MÜRŞİD-İ KAMİL’i ifade eder.
—————————————————————————
NEY,
Hakikatte ise İÇİ BOŞ OLAN HERŞEYi temsil eder.
—————————————————————————
Bizler O’nun NEYiyiz.
Biz O’nun kuluyuz.
O hem içimizde hem de dışımızda.
Biz O’ndan ayrı değiliz, O da bizden ayrı değil.
—————————————————————————
Kendi ağzından çıkan sözün anlamını bilmeyen,
Hakk’tan gelen sözün anlamını bilebilir mi?
—————————————————————————
Kendi kitabını OKUyamayan,
Rabbinin kitabını OKUyamaz.
—————————————————————————
Kendini birşey zannedenler;
Hep yanılmışlardır ve
Kendi kendilerini kandırmışlardır.
Haddini bilenler ise;
Her zaman huzurlu ve mutlu olarak yaşamlarını sürdürmüşler
Ve başkalarına da bu mutluluk ve huzurlarını yansıtmışlardır…
—————————————————————————
HİÇ’lik bir makamdır.
Önemli olan;
Kendine gelmek, kendini bilmek ve marifete ermektir.
—————————————————————————
Samimi bir tebessüm gönüllerin birleşmesini sağlar…
Gönüller birleşince o gönüllerden rahmet pınarları çağlar..
—————————————————————————
TEK’likten önceki ikilik ve çokluk KÖLELİK’tir.
TEK’likten sonraki ikilik ve çokluk EFENDİLİK’tir.
—————————————————————————
Tasavvufta;
“Beden”, “Vücud” ve “Varlık” kelimeleri aynı anlama gelir.
Var olan HERŞEY’e
(görünsün veya görünmesin, bilinsin veye bilinmesin)
VARLIK denir.
ALLAH’tan başka VARLIK yoktur.
Gördüğümüz ve görmediğimiz, bildiğimiz ve bilmediğimiz HERŞEY,
O’ndan ayrı olmadığı gibi,
Bizler de O’ndan gayrı değiliz.
—————————————————————————
Ramazan ayı;
Aç kalma ayı değil, kendine gelme, kendini bilme ayıdır…
Açları doyurma ayı değil, aç olan ruhları doyurma ayıdır…
“Zan’a ram olma” ayı değil,
“Ba’ya ram olma” ayıdır…
Tüm zanlardan kurtularak,
Hakikati ve gerçeği idrak etme ayıdır…
Sözde müslüman olma ayı değil,
ÖZ’de müslüman olma ayıdır…
Sahte mü’min olma ayı değil,
Hakiki mü’min olma ayıdır…
—————————————————————————
Tevhid sırrına ermek isteyen bir kişi,
Önce tevhid mertebelerini öğrenmeli,
Daha sonra da tevhid üzere yaşamalıdır…
—————————————————————————
Gönül secdegahtır…
Gönül tüm kirlerden arınmışsa o gönüle secde edilir…
Bu kirlerin en önemlisi şirktir…
Şirkten arınmayan gönül ölüdür…
Secde ölü olan gönüllere değil diri gönüllere yapılır…
—————————————————————————
Hepimiz bir alemiz…
—————————————————————————
Allah ne güzel vekildir (Al-i İmran 173)
Peki,
Asil nerededir? ve kimdir?
Hiç düşündünüz mü?
—————————————————————————
Evren içinde evrenler,
İnsan içinde insanlar,
Sınav içinde sınavlar var…
Ne mutlu evren içre evrenleri seyredenlere !!!
Ne mutlu insan içre insanları bilenlere !!!
Ne mutlu sınav içre sınavları kazanabilenlere !!!
—————————————————————————
Kader sırrına ermek istiyorsanız,
Önce tevhid sırrına ermelisiniz…
Tevhid sırrına vakıf olmayan kader sırrına vakıf olamaz…
—————————————————————————
YOK’lukta olanı kimse etkileyemez…
HİÇ’likte olanı hiç kimse göremez…
VAR’lıkta olan ise HERŞEY’i ve HERKES’i etkileyebilir…
YOK’lukta olanı HİÇ’liğe,
HİÇ’likte olanı VAR’lığa geçirebilir,
HERŞEY’e ve HERKES’e HAYAT verebilir…
—————————————————————————
Gerçek anlamda HİÇ’liği yaşayanlar,
Bir AN’da VAR’lığa geçerler…
Kimin YOK hükmünde olduğunu,
Kimin HİÇ hükmünde olduğunu,
Kimin de gerçek anlamda VAR olduğunu görürler…
Bunlardan en iyisi VAR olan olmakla beraber,
HİÇ, YOK’tan iyidir…
—————————————————————————
İnsanın ÖZ’ü, NUR’un kaynağıdır…
—————————————————————————
Zaman tuzağına yakalanan insan, inanın hüsrandadır
Zaman tuzağından kurtulan insan ise, her an bir şan’dadır…
—————————————————————————
Ruh boyutunda yaşayanların RUHSAL SORUNLARI olur.
Ama Nur boyutunda yaşayanların ruhsal sorunları olmaz…
Siz, hiç NURSAL SORUNLARI olan birini gördünüz mü?
—————————————————————————
İki çeşit akıl vardır:
1.Kendini bilemeyen, herşeyi ikiye bölen, herşeyi paramparça yapan akıl..
2.Kendini bilen, herşeyi BİR gören, herşeyi BİR’leyen akıl…
—————————————————————————
Koşulsuz olarak sevebilmenin en kolay yolu,
Koşulsuz olarak sevenlerle birlikte olmaktır…
—————————————————————————
Allah, Ademe RUH’undan nefhettiği için;
Bugün, tüm insanlar ruh boyutunda
Yaşamlarını sürdürmekteler ve ruhsal sorunlar yaşamaktalar….
Ancak, Allah’ın NUR’undan nasibini alanlar ise,
Nur boyutunda yaşamaktalar ve
Her an huzur içinde, neş’e içinde bir hayat sürmekteler…
Ne mutlu içindeki NUR’u bulanlara !!!
Ne mutlu başkalarına da kendi NUR’unu yansıtanlara !!!
—————————————————————————
Özgürce konuşabilmenin en kolay yolu,
Özgürce konuşabilenlerle birlikte olmaktır…
—————————————————————————
Zihninizi susturmanın en kolay yolu,
Zihnini susturmuş olanlar ile birlikte olmaktır…
—————————————————————————
Ölüm;
Uykuda olanların teleffuz ettiği
Bir kelimeden başka birşey değildir.
—————————————————————————
Ölmeden önce ölenin halinden ölmeden önce ölenler anlar…
—————————————————————————
Ne zaman ki insanlar;
Kendilerinin fani (ölümlü) olmadıklarının,
Baki (ölümsüz) olduklarının farkına vardılar,
İşte o zaman diriliş gerçekleşmiş demektir…
Ne mutlu bu farkındalığa ulaşanlara !!!
Ne mutlu diğer insanları da bu farkındalığa ulaştıranlara !!!
—————————————————————————
Ne mutlu şehadet şerbetini içenlere !
Ne mutlu son nefeslerini “Kelime-i şehadet” ile süsleyenlere !
Ne mutlu şehadet şerbetini içmek için sırasını bekleyenlere !
—————————————————————————
Kendini bulma yolculuğunda;
Önce işe kendinin olmadığını düşünerek başlarsın…
Sonunda “Var” olduğun bilincin ile bitirirsin…
Mutlu son…
—————————————————————————
Zaman üstü boyuttan bakıldığında;
Olmuş denen olaylar olacaktır…
Olacak denen olaylar olmuştur…
—————————————————————————
Kişi ne yaparsa kendine yapar…
Farkında olmadan kendine tapar…
—————————————————————————
Çok yakın bir zamanda;
İnsanlar herşeyin anlamsızlaşmaya başladığını,
Farkedecekler ve paniğe kapılacaklar…
Hatta, bu durumu şimdiden yaşayanlar bile var…
Görene…
Ancak, bu durumdan kurtulabilenleri,
Hayal bile edemiyecekleri kadar güzel günler beklemektedir…
—————————————————————————
Çok yakın bir zamanda;
İnsanlar paranın öneminin olmadığı bir dünyanın
Oluşmakta olduğunu, hayretler içerisinde seyredecekler…
Hatta, bu durumu bugün seyredenler ve yaşayanlar bile var…
Görene..
—————————————————————————
Gerçek sevgi, koşulsuz sevgidir…
—————————————————————————
Her bir zerrede sonsuz sayıda evrenler gizlidir…
—————————————————————————
Neye bakıyorsanız,
Nereye bakıyorsanız, bakın,
O, Sizdendir…
SİZ olmasaydınız,
Hiç bir şey olmazdı…
İyi ki VARSINIZ…
—————————————————————————
Herhangi bir bilginin doğru olduğunu savunan bir kişiye
Tam tersi bir bilginin de doğru olduğunu kabul ettirebilirseniz,
Bir müddet sonra,
O kişinin bilinçaltında birbirine zıt olan bu iki bilgi
Birbirini yok eder.
Bu durumda kişi eski savunduğu fikri savunamaz olur,
Ve susar…
Bu susuş, zihnin susuşudur….
Zihni susan bir kişi özgürleşir,
Ve içinde tarifi mümkün olmayan bir huzur duyar…
Bu huzur tüm benliğini kaplar,
Ve geri dönüşü mümkün olmayan bir yolculuk başlar…
—————————————————————————
HİÇ YOK’tan BİR hayat yaşıyoruz….
—————————————————————————
BİR ŞEY’i anlamak istiyorsanız,
O’nu zıddıyla BİR’likte düşünün…
—————————————————————————
Kendini insan zanneden için rüya ne ise,
Bu gördüğümüz herşey de O’nun için öyledir.
—————————————————————————
Keder, kadere razı oluncaya kadardır…
Kadere razı olanda keder kalmaz…
—————————————————————————
Allahın bir kulunu sevmesi halinde,
O kulunun nasıl gören gözü, işiten kulağı,
Tutan eli, yürüyen ayağı olduğunu hiç düşündünüz mü?
—————————————————————————
Yere göğe sığmayan Allah’ın,
Bir mü’minin kalbine nasıl sığdığını hiç düşündünüz mü?
—————————————————————————
“Allah’tan başkasına secde etmem” diyen müslümanların
Neden yere, seccadeye secde ettiklerini hiç düşündünüz mü?
—————————————————————————
Allah’ın hiçbirşeye ihtiyacı olmamasına rağmen,
Kabeye neden beytullah (Allah’ın evi) denildiğini,
Hiç düşündünüz mü?
—————————————————————————
Limonu sıkarsanız içinden su çıkar..
Peki, insanı sıkarsanız içinden ne çıkar?…
—————————————————————————
İnsanda Hakk’ı gören, Hakk’ın kendisidir.
—————————————————————————
Halka hitabeder gibi hitabedene “nebi”,
Hakk’a hitabeder gibi hitabedene “resul” denir…
Nebi’ye mi benziyorsun?
Yoksa Resul’e mi?
Bir düşün !!!
—————————————————————————
Ya SİN !
Ey İNSAN !
İnsanlara hitabederken,
Halka hitabeder gibi mi hitabediyorsun?
Yoksa, Hakk’a hitabeder gibi mi hitabediyorsun?…
Halka hitabeder gibi hitabediyorsan salah halinde değilsin…
Hakk’a hitabeder gibi hitabediyorsan salah halindesin…
Farkında mısın?…
—————————————————————————
Bir şelale gibi
Yukarılardan aşağılara akmak ne güzel…
O’na kavuşup huzura ermek ne güzel…
—————————————————————————
Görünenler, bir görüntü olabilir…
Hissedilenler de bir yanılgı olabilir…
Ama gören ve hisseden gerçektir…
—————————————————————————
Akışta olanların,
Bakışları bir b/aşkadır…
—————————————————————————
Er kişinin yapması gereken en önemli olan şey,
Safiye’ye ulaştıktan sonra,
Her kişiyi şer kişilerden kurtararak,
Safiye’ye ulaştırabilmesidir…
—————————————————————————
“Ölmeden önce ölmek” demek,
Kişinin kendi ölümsüzlüğünü keşfetmesi demektir.
—————————————————————————
Ölmeden önce ölün…
Ölmeden önce ölemezseniz,
Ölür ölür dirilirsiniz…
Gerçek dostunuzu bilmiyorsanız,
O’nu düşman zannedersiniz…
Gerçek dostunuzu öğrendiyseniz,
O’nu önce kendiniz zannedersiniz…
O’nun kendinizden gayrı olmadığını öğrenirseniz,
İnanın çok iyi edersiniz…
—————————————————————————
Beş duyu ile algılananlar fani (gelip geçici),
Algılayan ise Baki’dir..
—————————————————————————
Kendini bilen Rabbini bilir.
Rabbini bilen de haddini bilir
Ve haddini aşan sözler söylemez….
—————————————————————————
İnsanlar tarafından gerçekten sevilmek istiyorsanız;
Herkesi kendiniz gibi görünüz..
Hiçbir kimseyi kendinizden küçük de görmeyin, büyük de…
Hiçbir kimseye emir de vermeyin,
Hiçbir kimseden emir de almayın…
İnsanlara özgürlük verin,
Kendi özgürlüğünüzden de taviz vermeyin…
—————————————————————————
İçimde kim var diye sorma…
SEN zaten içinde olansın…
İçindeki hazine SEN’sin…
Ama sen bunun farkında değilsin…
Ah, kendini bir bilebilSEN, anlayabilSEN…
—————————————————————————
Levhi Mahfuz, insanın kenz’idir.
—————————————————————————
“Vahdet-i vücud (Varlığın birliği) ” bir duraktır,
Geçilmesi gereken…
“Vahdet-i şuhud (Görenlerin birliği) ” bir duraktır,
Geçilmesi gereken…
“Şuhud-u ZAT (ZAT’ı müşahede etmek)” tır,
Varılması gereken….
—————————————————————————
Her söylenen söz, söyleyenin imtihanı olur.
—————————————————————————
Uykuda olanlar için herşey bir rüya…
Ama uyananlar için herşey gerçektir…
—————————————————————————
Boşuna dert etme var’ı yok’u,
Sadece Rabbinden gelen hitabı oku…
—————————————————————————
Hiçbir şey Allah değildir…
Ama Allah’tan da gayrı değildir…
—————————————————————————
Kendini bilmeyen kendini aşamaz…
Kendini aşamayan da kendine gelemez…
—————————————————————————
Kur’an bir mesajdır,
Hem Hakk’tan Halka,
Hem de Hakk’tan Hakk’a…
—————————————————————————
Bizim gözümüz soyut varlıkları somut olarak görür.
En soyut varlık neyse en somut varlık da O’dur.
O da O’ndan gayrı değildir…
Siz de O’ndan gayrı değilsiniz…
Biz de O’ndan gayrı değiliz…
—————————————————————————
Her söz;
O sözü söyleyene aittir ve
Farkında olmadan kendi seviyesini belirtmektedir…
—————————————————————————
Bir kişinin sözlerine bakın,
Seviyesini hemen anlarsınız…
—————————————————————————
İnsan zigotun nasıl oluştuğunu bilir,
Ama zigot bir insanı asla anlayamaz…
Tıpkı bunun gibi;
Allah insanı nasıl oluşturduğunu bilir,
Ama insan Allah’ı hakkıyla bilemez…
—————————————————————————
Kendini bilen fazla konuşmaz, az konuşur, öz konuşur…
Kendisine birşey sorulmadıkça konuşmaz…
Sorulunca da sözün muhatabının anlayacağı şekilde konuşur,
Ona yararlı olacak şekilde konuşur…
—————————————————————————
Allah’ta yok olmak ile Allah’ta var olmak,
Aynı AN’da, bir AN’da olur.
—————————————————————————
İster inanın ister inanmayın İNSAN ölümsüzdür…
—————————————————————————
Adem ne doğdu ne de doğurdu…
İşte ilk manevi uyanışı gerçekleşen kişi de
Adem gibi olduğunu farkeder.
Ölümsüz bir varlık olduğunu da idrak ettiği an ADAM olur…
—————————————————————————
Manevi uyanış;
Bazı kişilerde zamanla,
Bazı kişilerde bir AN’da olur…
—————————————————————————
İnsan ölümsüz bir varlıktır…
Ölümsüz olan bir varlığın hiç doğumu olur mu?
—————————————————————————
Evren canlı bir varlıktır…
Bizim g/özümüz;
İnsanın ruhunu insan olarak,
Evrenin ruhunu da evren olarak algılıyor…
Evrenin ruhu ölümsüz olduğu için,
İnsanın ruhu da ölümsüzdür…
—————————————————————————
Son nefesinizin;
Kelime-i şehadet olması durumunda,
İnşallah kendinizi ZAT cennetinde bulursunuz….
ZAT cennetinde olduğunuzu farkedersiniz…
—————————————————————————
Derin bir nefes alan bir kişi,
Aldığı nefesi bir süre içinde tutsa bile,
O nefesi dışarıya vermek zorundadır…
—————————————————————————
Hakk’ı halka dönüştüren Halık,
Aynı zamanda halkı da Hakk’a dönüştürmekte…
—————————————————————————
Nefes, kişinin manevi uyanışını sağlayan sözdür.
—————————————————————————
Hayat, bir NEFES ile başlar ve bir NEFES ile biter…
—————————————————————————
Herşey, bir SES ile başlar ve bir SES ile biter…
—————————————————————————
İki türlü kul vardır:
1. Kendini bilen, ama’lıktan kurtulan
2. Henüz kendini bilemeyen, ama’lıktan kurtulamayan
—————————————————————————
İki türlü Rab vardır:
1. Rabbi Has (Özel rab) (Nefis)
2. Alemlerin Rabbi (Allah)
—————————————————————————
Va’bud rabbeke hattâ ye’tiyekel yakîn (Hicr 99)
Ve sana “yakîn” gelinceye kadar Rabbine kul ol! (Hicr 99)
Ama’lıktan kurtuluncaya kadar
Özel Rabbinin (nefsinin) istediklerini yap…
Ama’lıktan kurtulduktan sonra
Alemlerin Rabbine (Allah’a) yönel ve
O’nun senden istediklerini yap…
—————————————————————————
Yakîn; Ama’lıktan (manevi körlükten) kurtulmaktır…
—————————————————————————
Şah damarı, Şah’a giden yol demektir…
Şah’a giden yolu takip ederseniz, Şah’a ulaşırsınız…
O’nu da kendinizde bulursunuz, huzura erersiniz…
—————————————————————————
Hakikatte, Rabbine secde etmeyen kişi yoktur…
Fakat, farkında olan vardır, farkında olmayan vardır…
—————————————————————————
Yolun sonunda ulaşacağındır, elini şah damarına koyduran…
—————————————————————————
Ve biliniz ki Allah’ın Resûlü içinizdedir. (Hucurat 7)
—————————————————————————
Sadece, kendini bilen bir kişi, Rabbine secde eder…
—————————————————————————
Sadece, Rabbine secde eden bir kişi, huzura erer…
—————————————————————————
Bilinçli olarak yere secde etmek,
Hakikatte Allah’a secde etmektir…
—————————————————————————
Bir kişi, kendini arama yolunda güçlü bir istek duyuyorsa ve
Bu yolda çok samimi ise kendi deneyimleri ve gözlemleri ile
Kendini (kenzini, ÖZ’ünü) bilebilir,
Ve O’nun (ÖZ’ünün) yardımıyla kendi sırrına vakıf olabilir.
Kendi sırrına arif olanın içinde hiçbir tereddüt kalmaz,
Tüm sorulardan ve sorunlardan kurtulur, huzura erer…
—————————————————————————
SIR içinde SIR vardır.
SIR çok incedir, çok hassastır.
SIR’ra ermek için, çok hafif, çok latif olmak gerekir,
Huzur halinde, dingin ve sessiz olmak gerekir…
Derin bir nefes alıp o nefesi uzunca bir süre tutmak gerekir…
Daha sonra o nefesi tekrar dışarıya vermek gerekir…
Bir kişi, ancak Sırat-ı müstakim üzere olanların,
Sırra ermiş olanların yardımıyla o sırra ulaşabilir…
—————————————————————————
İkilik ve çoklukta, tartışma ve mücadele vardır…
Teklikte ise, tartışma ve mücadele yoktur…
—————————————————————————
İkilik ve çoklukta, “Seven, sevilenden üstündür”
Teklikte ise “Seven ile sevilen BİR’dir”
—————————————————————————
İkilik ve çoklukta, “Veren el, alan elden üstündür”
Teklikte ise, “Veren el ile alan el BİR’dir”
—————————————————————————
Kendi iç sorunlarını çözmek isteyenler,
Dış sorunlarını çözmek zorundadır.
Dış sorunlarını çözmek isteyenler de,
Kendi iç sorunlarını çözmek zorundadırlar.
İşe hangisinden başlayalım derseniz;…
İçinizle dışınızın BİR olduğunu bilerek
İşe başlayın, derim.
—————————————————————————
Kıymetsiz gibi görünenlerin kıymetini kıymet bilenler bilir..
—————————————————————————
Kül (l) olmadan KUL olunmaz…
—————————————————————————
Kendini bilmeyenler kendi gölgelerinden kaçarlar…
Kendini bilenler ise kendi gölgelerinden kaçmazlar,
Teklikte çokluğu, çoklukta tekliği yaşarlar…
Onlar; görünüşte halk ile, gerçekte ise Hakk ile birliktedirler…
—————————————————————————
Kur’an;
Hem uykuda olanlara hem de uyanmış olanlara hitabeder.
Kur’an;
Uykuda olanların uykusunu artırır,
Uyanık olanların uyanıklılığını artırır…
—————————————————————————
Hakiki bir mürşid, kendinde Hakk’ı bulan ve
Kendinde Hakk’ı bulamayanlara da en kısa zamanda
Hakk’ı bulmalarına yardımcı olan kişidir…
İnsanları aylarca yıllarca oyalayan değil….
—————————————————————————
Olmazsa olmazları olanlar,
Henüz özgürleşememişlerdir…
Özgür olanlar;
“Olsa da olur, olmasa da olur,
Ama olsa daha iyi olur.” diyebilenlerdir…
—————————————————————————
Seyrim sırasında;
Samimi olanların hızla yol aldıklarını gördüm…
—————————————————————————
Yaşam kalitenizin artmasını istiyorsanız,
Sahip olduğunuz herşeye şükredin…
—————————————————————————
Yok olmayacağını farkettiğin anda gerçekten VAR olursun.
—————————————————————————
Biz bu dünyaya sahip olmaya değil,
ŞAHİT olmaya geldik.
—————————————————————————
Hakikatte,biz hiçbirşeye (Allah’tan başka) ihtiyacı olmayan varlıklarız…
Kendini bilmeyen bir kişi, “Ben bilirim” der…
Kendine gelmekte olan bir kişi, “Ben bilmem” der…
Kendine gelen bir kişi, “Sen bilirsin” der…
Kendinden geçen bir kişi ise, “O bilir” der…
—————————————————————————
Kendini bilen, kendine gelen kişi
Başka hiçbir kimse ile uğraşmaz,
Onları kendi hallerine bırakır….
Ancak yardım isterlerse onlara yardımcı olmaya çalışır…
—————————————————————————
Kendini bilmek demek;
Kendi bilinmezliğini bilmek demektir.
—————————————————————————
Eğer, O” bir kişiyi uyandırmak isterse,
Kendini bilen BİR kişiyi vesile kılar.
Hakikatte, O’nun isteği, “O”nun isteğidir.
—————————————————————————
HU’ya yönelen için CAN’ın ne önemi var?…
—————————————————————————
“Oku” hitabını, ya işitenlerden olunuz,
Ya da işittirenlerden olunuz….
Sakın ha, işitmeyenlerden olmayınız….
—————————————————————————
Görünmeyen erler, kendilerini gizlerler…
Görünürler, ama görünmezler….
İsterlerse görünürler, isterlerse görünmezler…
Bilenler bilir, bilmeyenler bilmez…
—————————————————————————
Ruh (Nar) boyutunda yaşayanlar SUSARLAR.
Kana kana su içmek isterler…
Nur boyutunda yaşayanlar SUSARLAR.
Sadece birbirlerine “SELAM” derler…
Sır boyutunda yaşayanlar SUSARLAR.
Ve asla konuşmazlar, sadece GÜLÜMSERLER..
—————————————————————————
Allah nice zor olan olayları kolaylaştırmıştır.
Kişi samimi olursa tüm kapılar birdenbire açılır…
Hayallere bile sığmayan olaylar bir anda yaşanır..
—————————————————————————
Tevhidi anlayamayan bir kişi kaderi anlayamaz.
Tevhidi anlayan bir kişi için de kaderin önemi kalmaz.
—————————————————————————
Uykuda olanlar,
Uyanık olanlarla uykuda olanları ayırdedemezler.
Uyanık olanlar ise,
Uyanık olanlarla uykuda olanları ayırdetmezler.
—————————————————————————
Erenler !!!
Kişi “Amin” dediği anda istediği gerçekleşmiştir,
Ancak gaflet uykusunda olanın bundan haberi yoktur.
Çünkü;
Hakikatte “Amin” diyen duaları kabul edenin kendisidir.
“Dua da senden, icabet de” (Hz. Mevlana)
Bu hale vakıf olanın
“Allah, Allah” demekten başka bir sözü kalmaz.
Hatta “Allah, Allah” diyen bile kendisidir, erenler…
—————————————————————————
Seyrim sırasında;
Birçok abidlerin, erenlerin, velilerin, nebilerin, aşıkların,
Sidre-i müntehayı aşamadıklarını gördüm…
Aşabilenler ise;
Sıradan bir insan gibi görünüyorlardı,
Sıradan bir insan gibi konuşuyorlardı…
Bu hale vakıf olunca hayretler içinde kaldım…
————————————————————————–
Tertemiz bir aynaya baktığında aynayı değil,
Kendinden yansımaları seyrettiğinin farkında olan kişi !!!
Evren aynasına bakarken evreni değil de,
Kendinden yansımaları seyrettiğinin farkında mısın?
Uyanık iken kendi gerçek vücudunu görmeyen bir kişi,
Rüyasında sahte vücudunu görebilir mi?
Rüyanızda gördüğünüz sahte vücudunuz
Gerçek vücudunuzun bir delili değil mi?
————————————————————————–
Beden (vücud, varlık) elbisesinden kurtulamayan
Neden? sorusundan asla kurtulamaz…
————————————————————————–
Sevdiğini sevdiklerine dil ile söyleyenlere hayranım…
Sevdiğini sevdiklerine lisanı hal ile anlatanlara ise kurbanım…
————————————————————————–
Sözlerin en güzelini söylemek istersen sevdiğine,
Sevdiğinin sözlerini söyle…
Sevdiğinin hatırına…
————————————————————————–
Kesrette (çoklukta) olan kişi
Yüksek sesle seslenir muhatabına…
Sesini duyurmak için…
Vahdette (Birlikte) olan kişi
Sessiz olarak seslenir birlikte olduğuna…
Sessizliği bozmamak için…
————————————————————————–
Hakikati anlayamayanlar
Belki birgün anlayacaklar…
Belki de hiçbir zaman anlayamayacaklar…
Ne yapalım, canları sağolsun…
Anlayabilenlere de AŞKOLSUN !!!
————————————————————————–
Rüyanızda gördüğünüz vücudunuzdan uyanınca kurtulur,
Gerçek vücudunuza (varlığınıza) kavuşursunuz…
————————————————————————–
Arayan bulamaz, bulan aramaz…
Siz hiç aramadığınız halde sizi arıyorsa,
Siz hiç düşünmediğiniz halde sizi düşünüyorsa,
Siz hiç sevmediğiniz halde sizi seviyorsa,
İşte aradığınız O’dur…
O’nu arayın…
O’nu düşünün…
O’nu sevin…
————————————————————————–
Karşındaki kişiyle konuştuğunda aslında
Kendiyle konuştuğunu fark eden kişi suskun olur..
Kendi kendine konuştuğunu fark edip de susan kişiye
Veli denir..
Bundan böyle Veli ancak uyandırmak için konuşur..
————————————————————————–
Soran bilmez, bilen sormaz…
————————————————————————–
Hakikatte, konuşan bilmez, bilen konuşmaz…
Marifette, bilen konuşur, bilmeyen susar…
————————————————————————–
Büyükler sever, küçükler sevilirmiş…
Sevmek size sevilmekten hoş geliyorsa,
Olgunlaşmışsınız demektir.
————————————————————————–
Oyun içindeki oyunu anlamayanlar
Oyun içinde koyun olurlar,
Kurtlara kuşlara da yem olurlar…
————————————————————————–
Tüm gönüller savaşa izin vermediği an gerçek barış gelecek
Ve asla başka bir savaş olmayacak,
Sonsuza kadar mutluluk ve barış hüküm sürecek…
————————————————————————–
Efendiler,
Efendilere karşı büyük bir sevgi ve muhabbet duyarlar.
Birbirlerine saygı ve sevgi duymayanlar efendi olamazlar.
————————————————————————–
Gerçek bir mürşid,
Kendisine yönelenin ne kadar değerli bir varlık olduğunu
Kendisine bildirir.
————————————————————————–
Gerçek bir mürşid,
Kendisine yöneleni kendine değil,
Alemlerin Rabbi olan Allah’a bağlar.
————————————————————————–
Zihni susmuş olan bir kişi,
Zihni susmamış olan binlerce, milyonlarca kişiye
Rehberlik edebilir.
————————————————————————–
Zihin susunca dil akıcı bir şekilde konuşmaya başlar.
————————————————————————–
Zigot diyor ki:
Ben gizli bir hazine idim,
Bilinmek istedim.
Bilinmek için bedeni,
Bilmek için de beyni var ettim.
—————————————————————————
Zigot diyor ki:
Ben tek bir hücre idim,
İki yüz farklı yüze büründüm,
Sonunda İNSAN diye göründüm.
—————————————————————————
Zigot diyor ki:
Gören de benim, görünen de,
Seven de benim, sevilen de,
Aşık da benim, maşuk da,
AŞK da benim MEŞK de.
—————————————————————————
Zigot,
Sizin (kalbinizin) mühürlü olduğunuz halinizdir,
Gözünüzün olmadığı (görmediğiniz) halinizdir,
Kulağınızın olmadığı (işitmediğiniz) halinizdir,
Annenizi bilmediğiniz halinizdir,
Kendinizi bilmediğiniz halinizdir.
—————————————————————————
Siz kimsiniz? Biliyor musunuz?
Siz zigotun;
Açılmış halisiniz,
Gören halisiniz,
İşiten halisiniz,
Kendi özünün zigot olduğunu,
Bilen halisiniz.
—————————————————————————
Tasavvufun amacı,
İnsanı HAKK’a HAKİKAT’e ulaştırmaktır,
Kişiyi ÖZGÜRleştirmektir.
—————————————————————————
KENDİNİ BİLENLERin görevleri,
Kendini bilmeyen, Rabbini bilmeyen kişileri,
Gerçek ÖZGÜRlüğe ulaştırmaktır.
—————————————————————————
Kişiye hakikati bildirmek yerine,
Onları kendilerine kul köle yapanlar,
KENDİLERİNİ BİLMEYENLERDİR.
—————————————————————————
“SÖZ” önce dile gelir,
Sonra kalbe iner,
Daha sonra da ruha ulaşır ve
En sonunda “SIR” olur.
—————————————————————————
Doktor elbisesi giymekle doktor,
İnsan elbisesi giymekle de İNSAN olunmaz…
—————————————————————————
Seyrimiz, kendimizden kendimizedir,
Hitabımız, kendimizden kendimizedir,
Uyarımız, kendimizden kendimizedir,
Müjdemiz, kendimizden kendimizedir.

NE MUTLU bu farkındalığa ERENLERE !!!
NE MUTLU arzuladığı vuslata ERENLERE !!!
NE MUTLU kendi kendine ERENLERE !!!
—————————————————————————
Kendini bilmeyenler,
Kendi nefislerine kulluk ederlerken,
Kendini bilenler ise;
Her an Allah’a kulluk etmekte olduklarının bilincindedirler…
————————————————————————–
Marifet, cevheri tanımak, bilmek değil,
Kendinin bir cevher olduğunun farkına varmaktır…
————————————————————————–
Her sarraf cevheri tanır, bilir ama,
Kendinin cevher olduğunu bilen sarraf çok nadirdir.
————————————————————————–
Mülhime girdabından (sıkıntılı hallerden) kurtulmak
Ve huzura ermek için;
1. “Kelime-i tevhid (La ilahe illallah) “in sırlarına vakıf olmak,
2. Tevhid mertebelerini içselleştirmek ve,
3. Tevhid ehli ile gönül birlikteliği şarttır.
————————————————————————–
“Sonsuza kadar” demek,
“Allah’a ulaşıncaya kadar” demektir..
“Sonsuza kadar cennette kalmak” demek,
“Allah’a ulaşıncaya kadar cennette kalmak” demektir…
————————————————————————–
Kim olduğunu öğrenmek istiyorsan,
Önce kim olmadığını bilmen gerekir…
————————————————————————–
Ey Allah’ı arayanlar !!!
“Nefislerinizde !!!, halâ görmüyor musunuz?” (Zariyat 21)
Ayetini OKU’madınız mı?
————————————————————————–
HİÇ’lik çok yüce bir mertebedir, fakat daha ötesi de vardır…
————————————————————————–
HİÇ’likten önceki varlık anlamsız iken
HİÇ’likten sonraki VARLIK, muhteşemdir…
————————————————————————–
Paranın yeri sadece ve sadece cüzdandır…
Paranın girdiği her gönül inanın hüsrandır…
—————————————————————————
Herşey O’ndandır. Hepimiz O’ndanız…
Hayır da şer de Allah’tan’dır.
Biz iyilikleri O’ndan,
Kötülükleri kendimizden biliriz, edebimiz gereği…
Hz. Adem gibi…
————————————————————————–
Allah’a ulaşmak için,
“Sidre-i Münteha’yı” aşmak gerekir..
Cennet boyutundan geçip Hakk’a yürümek gerekir..
Cebrail’in gidemediği yere gitmek gerekir…
Hz. Muhammed (sav)’in gittiği gibi…
————————————————————————–
Gaflet uykusunda olan kul,
Lehine olan olaylara “hayır”,
Aleyhine olan olaylara “şer” der.
Gaflet uykusundan uyanan kul ise,
Yaşadığı ve yaşamakta olduğu tüm olayların
“Hayır” olduğunu idrak eder…
————————————————————————–
Ey Allah’ı arayanlar !!!
“Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü işte oradadır.” (Bakara 115)
Ayetini OKU’madınız mı?
————————————————————————–
Kendini bilmeyenler SİSTEM için çalışırlarken,
SİSTEM ise kendini bilenler için çalışır…
—————————————————————————
İçi ile dışının BİR olduğunu idrak edemeyen kurt ulur…
İçi ile dışının BİR olduğunu idrak eden kurtulur…
—————————————————————————
Yanmadan uyanma olmaz.
————————————————————————–
Gerçek bir mürşid, kendisine yöneleni kendine değil,
Alemlerin Rabbi olan Allah’a bağlar.
—————————————————————————
Herhangi bir kişi,
Diğer insanlardan uzak durmaktan,
Yalnızlıktan zevk alır hale gelmişse,
O kişinin ilk uyanışı gerçekleşmiş demektir.
Aynı kişi,
Diğer insanlara yakın olmaktan,
Onlarla birlikte olmaktan da zevk alır hale gelmişse,
O kişinin ikinci uyanışı gerçekleşmiş demektir.
—————————————————————————
Bazen insan kimsesiz kalır, bazen de kelimesiz…
Bazen insan güzel konuşur, bazen de özel…
Bazen insan herşeyden geçer, bazen de kendinden….
Bazen insan birisini sever, bazen de dirisini….
Öyle birini sevin ki diri olsun, ölü olmasın…
Öyle birini sevin ki size huzur versin, mutluluk versin…
————————————————————————–
Uykuda olan kişinin kendisi kendisine perdedir.
Kendine gelen bir kişi bilin bakalım nerdedir?
————————————————————————–
Öyle bir söz söyle ki;
Kapalı kapılar açılsın,
Saklı hazineler açığa çıksın,
İnsanlara sonsuz rahmetler saçılsın.
————————————————————————–
Öyle bir söz söyle ki;
Sarhoşları kendilerine getirsin,
Uykuda olanları hemen uyandırsın,
Ölü ruhları bir anda diriltsin.
————————————————————————–
Öyle bir söz söyle ki;
Yolda kalmışlara yol göstersin,
Arayışta olanları yakine erdirsin,
Kendinden geçenleri kendilerine getirsin.
————————————————————————–
Öyle bir söz söyle ki;
Kulaklardaki tıkanıklıklar açılsın,
Gözlerin önündeki perdeler kalksın,
Kalplerin üzerindeki mühürler çözülsün.
————————————————————————–
Öyle bir söz söyle ki;
İnsanların içlerini ferahlatsın,
Sevenlerin canına can katsın,
Aşıkların aşklarını arttırsın.
—————————————————————————
Öyle bir söz söyle ki;
HİÇ söylenmemiş olsun.
—————————————————————————
Olanlar neden oluyor demeyin sakın,
Gereksiz olan işleri hemen bırakın,
Biri var ki bize bizden çok daha yakın,
İnsanlar yöneldiler ona akın akın.
—————————————————————————
Size güzel bir müjde veriyorum bakın,
Açın gözlerinizi kör kalmayın sakın,
Herkes uyanıyor çevrenize bir bakın,
Beklenen o güzel günler artık çok yakın.
————————————————————————–
O gün;
Yüzler parıl parıl parlayacak,
Sözler çok derin anlamlar kazanacak,
Gözler pırıl pırıl etrafa nurlar saçacak,
İnsanlar birbirlerine sevgi ile kucak açacak,
Herkesi sonsuz bir huzur kaplayacak.
O gün;
İnsanların kendine geldiği gün olacak.
“O gün” denilen günün “Bugün” olduğunun farkına varılacak,
Şu ANda bunun farkına varanlar gibi…
—————————————————————————
Bu gün öyle bir gün ki;
HERŞEY gözlerimin önünde,
BİR olanın sesi kulaklarımda,
Seviyorum O’nu her ANımda,
HİÇBİRŞEY değil artık benim umrumda.
—————————————————————————
Bu gün öyle bir gün ki;
İşittiklerim bana seni unutturmadı,
Gördüklerim beni senden ayırmadı,
Yaşadıklarım benden seni uzaklaştırmadı,
İçimde senin sevginden başka hiçbir şey bırakmadı…
—————————————————————————
Kendi dünyalarının dışına çıkamayanlar,
Kendi dünyalarında gezer dururlar…
Evrenin dışına çıkamayanlar,
Evrenin içinde gezer dururlar…
Kendine gelemeyenler,
Sabah akşam içer dururlar…
Kendilerine gelenler ise,
Herşeyi kendilerinde bulurlar.
—————————————————————————
Uykularında kabuslu bir rüya görenler,
Kendi kendilerine sayıklar dururlar.
Uykularında güzel bir rüya görenler,
Şarkılar ve türküler söyler dururlar.
—————————————————————————
Uyandığını zannedenler,
Kendi kendilerine güler dururlar,
Uykuda olanları uyandırmak için de,
Hep aynı şeyleri söyler dururlar.
Gerçekten uyananlar ise,
Kendilerini kendilerinde bularak,
Zevk ve sefa içinde yüzer dururlar.
—————————————————————————
İnsanı insan yapan, içindeki sırdır,
Cana can katamayan, inan ki kısırdır.
—————————————————————————
Kendi zengin olan biri,
Başkasından dilenir mi?
Zaten keskin olan bıçak,
Hiç durmadan bilenir mi?
Hakk’ı bilmeyen birine,
Hiçbir yetki verilir mi?
Kendilerini bilene,
Kendine gel denilir mi?
—————————————————————————
Birbirine düşenlere,
Acımadan vurulur mu?
Uykuda uyuyanlara,
Yaptıkları sorulur mu?…
Sevdiğini görmeyene,
Bir başkası yar olur mu?
Hiç kendini bilenlerle,
Bilmeyenler bir olur mu?
—————————————————————————
Aşıkların özleri,
Ne güzeldir sözleri,
Onlar bize çok yakın,
Belki de Hakk-el Yakin.
—————————————————————————
Bir yaratan olmayınca,
Tüm kainat var olur mu?
Hedefine varmayınca,
Akan sular durulur mu?…
Hakk şarabın içmeyince,
Bir kez sarhoş olunur mu?
Bir bilene sormayınca,
Hakk’ın yolu bulunur mu?
—————————————————————————
Kuşun kanadını kuştan ayırırsan,
Ona kuş denir mi?
Kanatları olmayan bir kuşa,
Dilediğin gibi uç denir mi?
Uçamadığı zaman da
Uçamamasına suç denir mi?
Kendini bilmeyenlere,
Bildiklerini etrafa saç denir mi?
Kendini bilenlere de,
Kendini bilmeyenlerden kaç denir mi?
Kendini bilenler, kendini bilmeyenlerden kaçarsa,
Bu da affedilemez bir suç değil mi?
—————————————————————————
Yari önce ANarsın,
Sonra O’nda YANarsın,
Daha sonra da O’nda (ANda) UYANırsın.
—————————————————————————
Herşeyin;
Azı karar, çoğu zarar…
Neden kendini bile bulamayan,
Hiç durmadan Rabbini arar?
—————————————————————————
O’nu görmek, hoştur amma,
O’ndan geçmek, başkadır başka.
O’nda ölmek, hoştur amma,
O’nda olmak, başkadır başka.
O’ndan bakmak, hoştur amma,
O’nda kalmak, başkadır başka.
O’nu bilmek, hoştur amma,
O’nu sevmek, başkadır başka.
—————————————————————————
Ağlatmayın aşıkları sakın,
Sonra neler olacak bir bakın,
İnsanlar sizlere koşacaklar,
Yakın bir zamanda, akın akın.
—————————————————————————
Eğer kurtulursanız iyi kötü tüm zanlardan,
Anında kurtulursunuz hayali insanlardan.
—————————————————————————
Bu da gelir, bu da geçer ağlama…
Bu da geçer, ya HU !!!
Herşeye “Eyvallah” de geç ya HU !!!
—————————————————————————
Erenlerin sofrasına,
Erenlerden biri gelsin.

Yaratanın huzurunda,
Hesap veren biri gelsin.

Türlü türlü halimize,
Vakıf olan biri gelsin.

Aşıkların meclisine,
Aşkı bilen biri gelsin.

Sevdiğini gördüğünde,
Yüzü gülen biri gelsin.

Sözümüzü dinlemeye,
Bizi bilen biri gelsin.
—————————————————————————
Bir aşığın ağlaması;
Maşuğuna ulaşınca kesilir.
Aşıkları ağlatmamak için;
Onları maşuklarına kavuşturmak gerekir.
Ne mutlu aşıkları maşuklarına kavuşturanlara !!!
Ne mutlu insanları kendilerine getirenlere !!!
—————————————————————————
Hakikati bilenin dili tutulur,
Marifete erenin dili çözülür.
—————————————————————————
Belki almaz ama bunu bir insan aklı,
İnanın içimizde nice evrenler saklı.
—————————————————————————
SEN,
Herşey SEN,
Her yer SEN,
Herşeyde SEN,
Her yerde SEN…
Şu anda SEN’inleyim,
Şu anda SEN’deyim,
Şu anda SEN’inim,
Şu anda SEN,…
Yalnız SEN,
Hep SEN,
SEN…
—————————————————————————
Kendini arayan, içindeki “BEN” i bulur,
İçindeki “BEN” i bulan,
Kendi “ÖZ” ünü bulur….
Kendi “ÖZ” ünü bulanın,
SÖZ’ü çok güzel olur.
—————————————————————————
Allah, teşbihten de, tenzihden de münezzehtir.
Çünkü, O’ndan başka bir varlık yoktur ki, O’na benzetelim,
O’ndan başka bir varlık yoktur ki, O’ndan tenzih edelim…
—————————————————————————
Kendi ÖZ’ünü bilenler bizim için çok özeldir,
Marifete erenler ile muhabbet ne güzeldir.
—————————————————————————
Herşeyden geçin ama hayallerinizden asla vazgeçmeyin !!!
—————————————————————————
Kendi ÖZ’ünü bilenin sözüne sözüm olmaz,
Marifet ehlinin muhabbetine doyum olmaz.
—————————————————————————
Kendini bilmeyenin kendisi kendisine bir perde,
Kendinden kurtulan kişi kendisini görür her yerde.
—————————————————————————
Kendilerini bilmeyenler vatanlarını satarlar,
ÖZ’lerine erenler ise nice canlara canlar katarlar.
—————————————————————————
Sahte aşk sözdedir,
Gerçek aşk ÖZ’dedir.
—————————————————————————
Zahirde görünen vücudunu sen ne sanırsın?
Eğer ÖZ’üne inemezsen inan aldanırsın !!!
—————————————————————————
SIR’rı alan ile veren BİR olunca,
Ortada SIR kalır mı?
Bu sözleri anlayandan SIR saklanır mı?
Anlamayana da SIR verilir mi?
—————————————————————————
Erenler sofrasına destursuz girilmez,
Erimeden Hakk’ın rahmetine erişilmez.
—————————————————————————
“BEN”i bilmeyen kendine gelemez,
“SEN”i bilmeyen de başkasını kendine getiremez.
—————————————————————————
Sadece;
Kendileriyle barışık olabilenler,
Başkalarına bir ışık olabilirler.
—————————————————————————
Kendine gelmeye çalışan kişi sürekli düşünür ince ince…
Uykudan uyanıp kendine gelince, kendini bilince,
Ne soru kalır, ne sorun kalır, ne de düşünce…
—————————————————————————
Çevrenize dikkatle bakın bir hele,
Şehid olmakta olan yüzlerce ere,
Dünyanın çivileri çıkmak üzere,
Uyanın artık sabah olmak üzere.
—————————————————————————
Fanileri Baki yapan BAKİ OLAN’dır,
Fanilerin tüm bildikleri küllü YALANdır.
————————————————————————–
Recep ayı, Hakk’ı kendinde bulma ayı,
Şaban ayı, Resul’ü kendinde bulma ayı,
Ramazan ayı ise, Hakiki Müslüman olma ayıdır.
Ne mutlu Hakk’ı ve Resulü kendinde bularak,
Hakiki Müslüman olabilenlere !!!
—————————————————————————
Söylenecek sözler bitti.
Ancak yaşanacak çok şey var.
—————————————————————————

Share

Ev Kadını izle Anaokulu Öğretmeni izle Sorry to Bother You izle Reversing Roe: ABD’deki Kürtaj Yasası izle İçimdeki Şeytan izle